4721 Sayılı Türk Medeni Kanunu Madde 184

D. Boşanmada yargılama usulü

Madde 184 – (1) Boşanmada yargılama, aşağıdaki kurallar saklı kalmak üzere Hukuk Usulü
Muhakemeleri Kanununa tâbidir:
1. Hâkim, boşanma veya ayrılık davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat
getirmedikçe, bunları ispatlanmış sayamaz.
2. Hâkim, bu olgular hakkında gerek re’sen, gerek istem üzerine taraflara yemin öneremez.
3. Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hâkimi bağlamaz.
4. Hâkim, kanıtları serbestçe takdir eder.
5. Boşanma veya ayrılığın fer’î sonuçlarına ilişkin anlaşmalar, hâkim tarafından
onaylanmadıkça geçerli olmaz.
6. Hâkim, taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılmasına karar verebilir.

İlgili Yargıtay Kararları

1-)  Davalının kabul beyanı, anlaşmalı boşanma dışında hukuki sonuç doğurmaz.

Y. 2. H.D. T: 22.10.2015, E: 2015/3374, K: 2015/19108

“…Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle davalının davayı kabul beyanının anlaşmalı boşanma (TMK. md. 166/3) dışında hukuki sonuç doğurmayacağının (TMK. md. 184/3) anlaşılmasına göre, yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA…”

2-) Tanıkların görgüye dayanmayan beyanları sabit kabul edilemez.

Y. 2. H.D. T: 20.11.2008, E: 2007/15329, K: 2008/15570

“Davacı tanıklarının görgüye dayanmayan beyanları sabit kabul edilemez. Türk Medeni Kanununun 166/3. maddesi koşulları oluşmamıştır. Davalının kabulü de sonuç doğurmaz. (TMK.184/3.m.) *Türk Medeni Kanununun 166/1-2 maddesi uyarınca; Boşanma kararı verilebilmesi için evlilik birliğinin, ortak hayatı sürdürmeleri eşlerden beklenmeyecek derecede temelinden sarsıldığının sabit olması gerekir. Oysa dinlenen davacının tanıklarının sözlerinin bir kısmı Türk Medeni Kanununun 166/1 maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olup, bir kısmı ise, sebep ve saiki açıklanmayan ve inandırıcı olmaktan uzak izahlardan ibarettir. Bu itibarla davanın reddi gerekirken delillerin takdirinde hataya düşülerek yetersiz gerekçe ile boşanmaya karar verilmesi usul ve kanuna aykırıdır. Ancak bu yön temyiz edilmediğinden bozma nedeni sayılmamış yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir…”

3-) Hakim, boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz.

Y. 2. H.D. T: 24.05.2006, E: 2006/2073, K: 2006/8120

“Hakim, boşanma davasının dayandığı olguların varlığına vicdanen kanaat getirmedikçe bunları ispatlanmış sayamaz. Tarafların bu konudaki her türlü ikrarları hakimi bağlamaz.(TMK. md. 184/1-3)

Taraflar arasında anlaşmalı boşanmaya (TMK .md. 166/3) ilişkin koşulların gerçekleşmediği gözetilerek tarafların tanıkları dinlenmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır.”

4-) Tarafların duruşmanın gizli yapılmasına dair bir talebi bulunmamakla birlikte kamu güvenliği ve genel ahlakın kesin olarak gerekli kıldığı bir hal mevcut olmadığı takdirde duruşma açık yapılır.

Y. 2. H.D. T: 05.05.2016, E: 2015/16788, K: 2016/9300

“Mahkemece 08.05.2015 tarihli duruşma gizli yapılmıştır. Duruşmaların bir kısmının veya tamamının gizli olarak yapılmasına ancak genel ahlakın veya kamu güvenliğinin kesin olarak gerekli kıldığı hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut resen mahkemece karar verilebilir(HMK m. 28/2.) Türk Medeni Kanununun 184/6. maddesinde ise boşanma davalarında taraflardan birinin istemi üzerine duruşmanın gizli yapılabileceği öngörülmüştür. Somut olaya gelince; tarafların duruşmanın gizli yapılmasına dair talebi bulunmamakla birlikte kamu güvenliği ve genel ahlakın kesin olarak gerekli kıldığı bir hal de mevcut değildir. Hal böyle iken duruşmanın gizli yapılması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.”

0850 840 0442